YAZARLAR
Musa İlhan
Zehra Serra Hacer BAŞ
Şehrinaz KESKİN
Şahap Osman Aras
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Sadi Somuncuoğlu
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
Aydın'da sizce en çok oyu hangi parti alır?
PİYASALAR
DOLAR
6,0368
EURO
6,8881
IMKB
80.549
HAVA DURUMU
MAİL LİST
Nöbetçi Eczaneler
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dünyada Bir İlk
04 Nisan 2011 Pazartesi 14:11

Dünyada Bir İlk

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ali Guliyev tarafından dünyada ilk defa nükleer fizik alanında keşfedilen çekirdek uyarılmalarının dönme değişmez modeli teorisi Amerikalı bilim adamları tarafından denenen teori üzerinde çalıştı

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ali Guliyev, fizik alanında lisansını Azerbaycan Bakü Devlet Üniversitesinde, Yüksek lisansını Moskova Devlet Üniversitesinde, doktorasını ise Moskova'nın Duble şehrinde bulunan Birleşik Nükleer Araştırmalar Enstitüsünde tamamladı. 1995 yılında Sakarya Üniversitesine gelen Guliyev, Çekirdek uyarılmalarının dönme değişmez modeli teorisi üzerinde beş yıl çalıştı.

Teori üzerinde çalışan Guliyev, SAÜ'ye 5 öğretim üyesi kazandırdı. Bu teori çerçevesinde alınan sonuçlar Almanya'nın Darmstadt Üniversitesinde ve ABD. üniversitelerinde ders olarak okutulduktan sonra deneyler yapılarak öngörülen sonuçlar Amerikalı bilim adamları tarafından çeşitli üniversitelerde tespit edilerek makaleler yayınlandı.

Guliyev tarafından ortaya çıkarılan Toryum çekirdeğinde elektrik ve manyetik dipol seviyeleri bilim adamları tarafından deneylerle keşfedildikten sonra dünyaya duyuruldu.

Teori üzerinde çalışırken Yardımcı Doçent Hakan Yakut, Yardımcı Doçent Dr. Filiz Ertuğral, Dr. Safiye Özkan, Yardımcı Doçent Zemine Yıldırım, Doktora öğrencisi araştırma görevlisi Emre Tobar ve Azerbaycan Üniversitesi bölümünde çalışan Doç.Dr. Ekber Guliyev'i yetiştirerek Nükleer Teorik Fizikte en büyük araştırma gurubunu kurmayı başardı.

Dünyada teorik nükleer fizikte bir ilki başaran Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ali Guliyev, ortaya çıkardığı teori hakkında bilgi verdi.

Teoriyi anlatan Guliyev, şöyle konuştu: "Burada bizim öngördüğümüz teori çerçevesinde çekirdeklerde elektrik dipol uyarılmaları meydana geldiğini tespit ettik. Biz de uranyum ötesi çekirdeklerde uranyum ve toryum izotoplarında seviyelerinin teorik olarak var olduğunu önceden söyledik. Bizim makalemiz 2010 yılında Avrupa dergisinde yazıldı.

Amerikan fizikçileri yayınlanan makaleyi gördükten sonra bize bir mektup yazarak sizin çalışmalarınızı gördük, bu çekirdeklerde deney yapmak istiyoruz diyerek bizden yardım istedi. Teorimizin hesaplama sonuçlarını istediler. Tabi yardım ederiz diyerek, sonuçları onlara gönderdik. Onlar bizim öngörü esasına göre deney yaptı. 25 Martta Toryum çekirdeğinde elektrik ve manyetik dipol seviyelerini keşfettiklerini dünyaya duyurdular. Bu bizim teorik sonuçlarımızın tespitidir. Amerikalıların 5 üniversitesinde bu deney yapıldı. Bize de yaptığımız çalışmaları ve hesaplamaları gösterdiler."

DÜNYADA TEK ÇALIŞMA

Guliyev, çalışmalarının amerikan bilim adamlarına ipucu verdiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Bizim çalışmamız dünyadaki tek çalışmadır. Toryum ve uranyum çekirdeklerinde bunları yaptık. Tabi bu çalışmaların Türk dünyasının bilim insanları keşfedilmesi ve Amerikalılar tarafından tespit edilmesi Türk halkı adına, milletimiz adına çok önemli. Benim ismim olmasa bile, bir Türk'ün ismini bir makalede gördüğümde kalbim çarpar övünürüm. Bizim bu çalışmalarımızla Sakarya Üniversitesi lisans öğrencileri öğretim görevlisi seviyesine gelmiştir. Amerikalıların gönderdiği resimler, bizim makaleye koyduğumuz resimlerdir. Bu resimlerdeki çizgiler, bizim teorik sonuçlarımızdır.

Deney yaparak resimde olduğu gibi bizim sonuçlarımızı ortaya çıkarmışlardır. Biz gösterdik burada elektrik dipol uyarılmaları var. Onlar da onu görünce keşif yapabildi. Bizim bu sonuçlar olmasaydı onlar bu deneyleri yapamayacaklardı. Bizim teorik sonuçlar esasında deneylerini yaptılar ve elde ettikleri datalar deneysel olarak bizim sonuçların esasıdır. Çünkü onlar radyasyonları görüyorlar ne olduğunu bilmiyorlardı. Biz onlara ip ucu verdik."

Guliyev, Türkiye'de en ucuz bilimsel çalışma teorik çalışma olduğunu son yıllara kadar maddi sıkıntıdan dolayı nükleer fizikte deney yapılamadığını söyledi. Son günlerde Türkiye'de atom santrallerinin tartışılır hale geldiğini anlatan Guliyev, şunları söyledi: "Atom santrallerin kurulması, Türkiye'nin gelişmesine çok imkan verecek ve hızlandıracaktır. Japonya bu konuda önde giden ülkelerdendir. Enerjilerinin yüzde 40'luk bölümünü nükleer santrallerden sağlıyorlar.

Fransa'da yüzde 50 nükleer santrallerden, Amerika nükleer santrallerden sağladıktan sonra üretip satıyorlar. Rusya, nükleer santralleri var. Türkiye dünyada söz sahibi olmak istiyorsa nükleer fizikte kuvvetli olmalı. Nasıl kimin uçağı, en yükseğe çıkıyorsa, savaşta o kazanır. Türkiye ilmi sayesinde ileriye gidebilir. Türkiye nükleer santralleri geliştirmelidir. Tüm bunlar bu deneyin esasına dayanır. Türkiye'de kısa bir zamanda 10-15 yılda, büyük bir altyapı oluşuyor. Nükleer alanda çalışan fizikçiler yetiştiriyor. Batıdaki hocalar ilmin fedaisi değil, biz ilmin fedaisiyiz. Bir şey yapmak istiyorsak en iyisini yapmak istiyoruz. Gece gündüz çalışarak, bunu yaparız. Benimle çalışan yetiştirdiğim öğrenciler, her biri gece gündüz çalışan öğrencilerdir. Bunların sayesinde dağı dağın üzerine koyabiliriz."

Japonya'da ortaya çıkan radyasyondan Türkiye'nin etkilenmeyeceğini ifade eden Guliyev, şöyle konuştu: "Bulutların bize gelme ihtimali var, ancak bize etki oranı yüzde 0. Biz çok diyelim merak ediyoruz. Endişeye düşüyoruz. Radyasyon Rusya'nın sınırındadır. Rusya o kadar korkmuyor, biz neden endişe ediyoruz. Rüzgarlar her zaman Japonya'da doğuya doğru eser. Onlar Amerika'ya gidip döndükten sonra bizim baş rını istediler. Tabi yardımızın üstüne gelir. O da 8-9-10 km'dir. Onların bize hiçbir etkisi yok. Esas korku, Japonya ve çevresindeki ülkelerdedir."

Tek korkunun Okyanus'taki balıklar olduğuna dikkat çeken Guliyev, "O balıklar sayesinde biz de zarar görebiliriz. Onlar dünyayı dolaştıktan sonra bize gelebilir" dedi.

Guliyev, nükleer santraller konusunda tek korkusunun insan olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğer bizim insanımız özverili olursa, nükleer santraller belasız, kazasız çalışabilir. Bunları çalıştıran insandır. Bu santraller Türkiye'yi çok yükseklere kaldırır, sanayiyi geliştirir, kültürü geliştirir. İşçinin kültürü ne kadar yüksek olursa, o ülke daha iyi gelişir. Orada kaza olmaz. Yoksa nükleer santrallerin depremden korkusu yoktur. Nükleer santrallerde yüzde 20 para, onun zırhına gider.

Bundan sonra çok daha para gidecek. Japonya olayı bizim için bir ders oldu. Japonya'da depremler oluyor başka ülkelerde böyle büyük depremler olmuyor. Onun için tehlikeli değil. Nükleer santraller 53 yıldır var. Bir tane kaza olmuş oda Çernobil'deki hocaların ciddi olmamaları yüzünden. Sistem her zaman soğuyor. Orada kaza olacağı tahmin edilse de onlar görmelerine rağmen ciddiye almadı. 6 uyarı vardı. Hemen o uyarıları kapatabilirlerdi. Yanlışlıkla kaza oldu. Çalışanların disiplini yüksek olursa, nükleer santrallerin hiçbir korkusu yoktur."

Bu haber toplam 542 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.

ÇOK OKUNANLAR